Olgunluk Üzerine
Giris:
--> Oku : Matta 5:48 - 'Göklerdeki Babanız kutsal olduğu gibi siz de kutsal olun' - bu
Mesih'in bize bir buyruğu ve aynı zamanda kendimizi tamamen adamamızı istediği
bir şeydir. Gerçekten de öğrenci olmanın özü şu prensipte en iyi şekilde
özetlenmektedir. - olabildiğince kusursuz bir şekilde Mesih'i taklit etmek için tutkuyla
çabalamak. Mesih bu bölümde kutsal yasanın ardındaki derin manayı açıklamaya ve
söylediği hiç bir şeyin yeni bir sey olmadığını anlatmaya çalışmıştır fakat Yahudiler
yazılı koda o kadar bağlı idi ve doğruluk konusunda o kadar kuralcıydılar ki Rabbin
onlara yasayı ilk başta vermedeki arzusunu ve yüreğinin düsüncelerini anlamayacak
kadar kör olmuşlardı.
--> Grekçe bir kelime olan 'telios' bir şeyin 'sonuna vardığını' anlatır. Yani
'tamamlanmış' demektir. Ahlaki bir anlamda kullanıldığında 'kusursuzluk' ve
'olgunluk' anlamı tasır.
--> Geçmişte üzerinde durma ihtiyacı duydugumuz en geçerli konulardan
biri de 'eğitim' konusunda çok fazla kontrolcü olmamız ve yapıdaki katılık Tanrı'nın
halkının gelişimi ve olgunluğunu önleyebilir. Rahat ettirmek (memnun etmek) için dış
baskı, insansal 'ögüt' beklemek Kutsal Kitaba dayanan emirler gibi uygulanmaya
başlar ve kalbi eğitme amacı güdülmeden davranışlarda sorumluluk üzerinde sıkıca
durmak sadece olgunsuzluğu uzatır- bu yasanın boyunduruğu haline gelir.
Bu, çocuklarının gelişimini etkileyen fazla kontrolcü ailelerdeki davranışa benzer. -
bu durumda kaçınılmaz olarak kişide bir asilik ve kötü duygular besleme durumu
ortaya çıkacaktır.
--> Maalesef, 180° dönerek her imanlıya yeteri kadar eğitilmiş ve olgun biriymiş gibi
davranmak da iyi bir sonuç vermeyebilir. Yasça büyümek, ruhça olgunlaşmamızı
garanti etmez- olumlu bir değişim sadece ruhsal egitimin ve bilgide ve içsel hayatta
ölçülebilir bir derinlikle sağlanır. Çoğu imanlı için bu son birkaç ay daha az
sorumluluğun sahip olunduğu ve müjdecilik-saflık-Rabbe adanmışlık gibi alanlarda
resmi bir ögrencilik ilişkisinin yaşandığı bir dönem olmuştur. Onurlu bir şekilde şu
soruyu sormalıyız: "Aslında ne kadar olgunuz?". Kendimizi motive etmede,
ruhsallıkta, disiplinde, günaha karşı ciddiyette ne kadar durağan ve ısrarcıyız?
--> Geçmisteki hatalara ya da aşırılıklara geri dönmeden kilisenin şu anki gerçek
durumunu değerlendirmek ve her ögrencinin iman hayatlarını zaferlerle devam
ettirebilmeleri için gerekli olan ruhsal ve kitabi eğitimi almasına gayret göstermek
oldukça hayati bir meseledir. Şu anda yapabileceğimiz en büyük hata aşırı tepki
göstermek ve sorumluluğun ve ruhsal eğitimin olmadığı bir 'bireysel özgürlük' sistemi
geliştirmek olacaktır. Ne kadar popüler olursa olsun hiçbir program eğer Rabbin
önünde hakiki bir alçakgönüllülükle yaşamak ve yüreği korumak amacını gütmüyorsa
başarılı olamaz. Gelmiş bulunduğumuz şu noktada ihtiyacımız; Kutsal yazılara
dönmek ve esinlenmiş yazıların bizlere Rabbin halkının nasıl olgunlaşabileceğini
anlatmasına izin vermek ve bu olgunluğa en etkili biçimde nasıl erişilebileceğini
anlamaktır.
Mesih'te Olgunluğun Dört Niteliği
--> Kendimizi sınamalı ve ne kadar olgun olduğumuzu kendimize sormalıyız.
1. Konuşmada Kendini Kontrol Etme [Oku Yakup 3:1-2, 6-10]
--> Öğreticiler (diğerlerinin fikirlerini etkilemek için alenen konuşanlar) daha
sert şekilde hesap vermek zorundadırlar. Konuşmasında hiçbir suç
bulunmayan adam kusursuz biridir [telios]. Dil, kuvvetli ama tehlikelidir. Büyük
bir dikkatle kullanılmalıdır.
--> 'insanın ağzı, yüreğinden taşanı söyler.' (Luka 6:45) - kelimelerimiz
hakikaten de kalplerimizi gösterir.
--> 'Ağzınızdan hiç kötü söz çıkmasın. işitenler yararlansın diye, ihtiyaca göre,
başkalarının gelişmesine yarayacak olanı söyleyin.' (Efesliler 4:29) - bu bir
buyruktur ve birbirimizle iletişimimizde bir yasa olmalıdır. Bu basit bir plandır. -
konuşmaların onu duyanları nasıl etkiliyor? Yapıcı mı yoksa yıkıcı mı
konuşuyorum? İyiyi yapmak için ilham mı aldılar yoksa kötü düsünceler hatta
eylemler mi akıllarına geldi? (örneğin, kıskançlık, çekişme, kötü niyetli
konuşmalar, kötü kuşkular ve sürekli sürtüşme - 1 Timoteos 6:3-5)?
--> Bazıları yanlış bir tutumla düşündüler ki gerçeği konuşuyorsam (en
azından dürüstçe konu üzerindeki inançlarımı) o zaman nerede, ne zaman ve
ne istersem onu söyleyebilirim. Fakat Kutsal Kitap gerçeğin bile nasıl
söylenmesi gerektiği hakkında çok açık rehberlik ediyor.
-->'...sevgiyle gerçeğe uyarak bedenin başı olan Mesih'e doğru her
yönden büyüyeceğiz.' (Efesliler 4:15) - hakikat uygun davranışlarla
söylenmeli;
-->Oku Romalılar 14:19-22. Eğer doğruluğuna inandığımız şey
başkasının imanını yok ediyor ya da düşmesine neden oluyorsa o
gerçeği Rable kendi aramızda saklamalıyız.
Eğer kardeşimizi incitecekse ya da denenmeye sokacaksa, inançlarımızı
her zaman paylaşma özgürlüğüne sahip değiliz. Davut bize derin
duygularımızla nasıl mücadele edeceğimizle ilgili önemli bir örnek
veriyor:
1) yakınmalarını Rabbin önüne döküyor (Mezmur 142:1-3), ve
2) Rabbe ağzına bir bekçi koyması için yakarıyor ve dudaklarının
kapısını korumasını istiyor ki diğerlerinin fesatlarına bulaşmasın(Mezmur 141:3-4).
--> 'Size şunu söyleyeyim, insanlar, söyleyecekleri her boş söz için yargı
gününde hesap verecekler. Kendi sözlerinizle aklanacak, yine kendi
sözlerinizle suçlu çıkarılacaksınız.' (Matta 12:36-37) Rab, konuşma şeklimiz
ve ne dediğimiz konusunda çok ciddidir.
-->Olgunluk, kontrol altına alınmış bir dille kanıtlanır!
2. İstikrarlı bir Katı Yiyecek Diyetine Adanmak [Oku İbraniler 5:11-6:3]
--> 'Temel Prensipler' etütlerinin geçmişteki sürekli tekrarlanan vurgusu sayısal
artışı ve arkadaşlarımızın ve dünyadaki tüm insanların öğrenciler olmasına
yardım etmek için bizi hazırlamasını sağlamasına rağmen, bu sadece
olgunlaşmanın sadece bir parçasıdır, olgunluğun kanıtı değildir. ''Katı yiyecek,
yetişkinler içindir [telios] !' - öyleyse olgunluğun diğer bir karakteristik özelliği
de kişisel ve derin bir şekilde Kutsal Kitap öğrenimine bağlılıktır.
--> Oku: Mezmur 119:97-102 - Davut'un Rab ile ısrarcı bir şekilde ilişkide
olması ona bilgelik, iç görüş ve anlayış kazandırdı. O, bunu Rab'den direk
yönergeler olarak kabul etti - sonuç olarak, Rab onun öğretmeniydi!
--> Oku 2 Timoteos 2:14-18 - her birimiz kendimizi Rabbe makbul olarak
göstermek üzere çalışalım. Tartışmak ve Tanrısal olmayan konusmalar bizi
daha fazla tanrı saymaz yapar ki bu da olgunluğun tersidir ve hatta bu
bazılarının imanını da yok edebilir!
--> Hatırlayın ki Veriyalılar kutsal yazıları içten bir şekilde çalıştılar ki inançları
sadece Tanrı'da olsun, insan öğretisinde değil. (hatta bir elçi!) - onların Kelam
hakkındaki bu derin inançları karakterlerini gösteriyordu (Elçiler 17:11).
Gerçekten olgun bir imanlı asla diğer bir imanlıyı zayıf yönünden dolayı
suçlamaz. (önderler bile) çünkü biz kendini besleyemeyen birini asla olgun
olarak nitelendiremeyiz. - 18 yaşında birinin hala kaşıkla yemek yedirildiğini
hayal edin. Olgunluk, sürekli ve derin bir Kutsal Kitap çalışmasına
bağlılıkla gösterilir - kendi sorularımızın cevaplarını aramakla ve kendi
imanımızı güçlendirmekle!
3. Ruhsal Bilgelikle Yaşamak [Oku 1. Korintliler 2:6-10,14]
--> Dünyasal bilgelik, bizi aldatır çünkü insan argümanlarına-fikirlerine ve
gördüğümüz şeylere dayanır. Hâlbuki ruhsal bilgelik, iman ve Tanrısal vahiye
dayanır. Olgun kişiler, [telios] imanla yaşadıklarını gösteren bir mesaj verirler
(hatta duymak isterler) Pavlus, olgun kişilerde dünyasal bilgeliğe karsı koyan
bir bilgelik mesajının var olduğunu belirtir. Pavlus'un bu mektubun devamında
ettiği teşvikleri inceleyin ve Rabbin bilgeliğinin insan bilgeliğinden nasıl farklı
olduğunu görün.
--> İnsanı değil Tanrı'yı takip edin: Oku: 1 Korintliler 3:1-8. Dünyasal
bilgelik, insana odaklanır ve sonuç olarak bölücüdür, ama ruhsallık,
Tanrı'ya odaklanır. Tanrı'nın bazen insanı kullanmasına ragmen tüm
gelişim ve bereketlerin ondan bir hediye olduğu anlayışına dayanır- iyi
olan her şeyin birincil kaynağı O'dur. Bu pasajın 'tanınan' önderleri takip
etme konusunda konuşmasına rağmen, eğer biz önce Rabbi takip
etmeyi aramıyorsak, herhangi birini takip etmek (kendi düsüncelerimiz
dahi) 'insanı takip etmek' şeklini alır. (Not: Mesih'te çocuk olmak terimi
burada 'dünyasal' anlamını tasıyor.)
--> Oku 1 Korintliler 3:10,16-18. Rabbi takip etmek yerine insanı
takip etmek, 'zayıf bir bina' kurmaktan daha çok 'binayı yıkmaktır
ve Rabbin amaçlarına karşı gitmektir.
--> Yazılmış olanın dışına çıkmayın: Oku 1 Korintliler 4:6-7. Dünyasal
bilgelik insan görüşüne fazla değer verir FAKAT olgun kişi Rabbin
sözüne alçakgönüllü bir şekilde uymalı. Görüşlerimiz ve inançlarımız
arasında gözle görülür bir fark olmalı - umarım daima eskiden taviz
vermeye ama gelecekten taviz vermemeye istekli oluruz;
--> Kötü adamı aranızdan atın: Oku 1 Korintliler 5:1-5. Dünyasal bilgelik
'günaha müsamaha et' der - bu günahkârlara bir şans vermenin tek
yoludur' (Korintliler müsamahalarından gurur duyuyorlardı). Günahkârı
sevmekle günaha müsamaha etmeyi karıştırmamalıyız. - Paydaşlıktan
çıkarmak, doğru uygulandığında sürekli günah işleyen kardeşin tövbe
edeceğini umma yolunda bir sevgi hareketidir.
--> Davalarınızı dünyanın önüne değil kutsalların önüne götürün:
Oku 1
Korintliler 6:1-8. Dünyasal Bilgelik, 'iyi olan ne varsa yap, eğer kilisede
problemler hızla çözülemiyorsa onları dünyanın önüne çıkar' der.
Pavlus, bir kardeşin başka bir kardeşi mahkemeye çıkarması ikisinin de
zaten büsbütün mağlup olduğu anlamına geldiğini söylüyor. Kilise olarak
iç sorunlarımıza dünyayı karıştırmak Rabbin önünde doğru değildir.
--> Cinsel ahlaksızlıktan kaçın: Oku 1 Korintliler 6:12-13,18-20. Dünyasal
Bilgelik der ki: 'geçmediğin sürece sınıra istediğin kadar yaklaşabilirsin'
fakat Rab diyor ki: kaç, uzaklaş, sınıra yaklaşma!
--> Bilgi, günahlı bir şekilde de kullanılabilir: Oku 1 Korintliler 8:1-2,9,11-
12. Dünyasal bilgelik, bilgiye aşırı önem verir. Bunun üzerinde ilk baştaki
'Konuşmada Kendini Kontrol Etme' bölümünde durduk. 'bilgimizin'
topluluk önündeki yansımasına dikkat etmeliyiz çünkü imanda zayıf
olanların imanını yok edebilir bu - görüşlerimizde haklı dahi olsak doğru
olduğumuzu garanti etmez bu!
--> İçerik şekilden daha önemlidir: Oku 1 Korintliler 14:20-25. Dünyasal
Bilgelik, dışarıya (duygusal ve eğlendirici olana) odaklanır fakat en
önemli olan mesajdır.
--> İsa Mesih'in Hayatımızın Rabbi Oluşu ile ilgili etüde de karşı çıkıldığı
gibi, insanları kilise üyesine dönüştürmek işte bu çeşit bir yanlış
düşünüşün örneğidir.
--> Yüreği eğitmek yerine Müjdeyi yasa gibi öğretmek (örneğin, lütfa
yoğunlaştırmak ve dikkatli yönergeler sunmak).
--> Sayısal çoğalmaya yogunlaşıp karakter gelişimini unutmak ki bu
gerçekten de kiliseye istikrar getirerek gerçek sayısal çoğalmanın
temelini oluşturur.
--> Sonuçta, dünyasal bilgelik insana yücelik getirirken ruhsal bilgelik Rabbe
yücelik getirir! Olgun imanlı ruhsal bilgelikle yaşar!
4. Daha Fazla Olgunluk için Sürekli Gayret Etmek [Oku Filipililer 3:7-16]
--> Olgunluk, kendini değerlendirdiğinde alçakgönüllü olmakla gösterilir:
--> Olgunluk, Mesih'i bilmekle karşılaştırıldığında sahip olunan yetenek ve
kişisel marifetlerin bir kayıp sayılmasıdır - aslında, bu şeyler; Mesih'i
tam olarak kazanmak ile ilişkilendirilirse 'çöp' olarak bile
nitelendirilebilir(dünyasal değerlerle direk bir çelişki).
--> Olgunluk, 'kendi kendine doğruluk kazanma' diye bir şeyin olmadığını,
bunun sadece Mesih'e imanla geldiğini anlamaktır.
--> Olgunluk, dirilişin gücünün en iyi Mesih'in acılarına paydaş olmakla
anlaşılabileceğini anlar (zayıf olduğumuz zaman güçlüyüz).
--> Böylece olgun imanlı, kendini diğerlerinden üstün saymaz ya da
amaca ulastığını iddia etmez fakat bunun yerine kendi doğruluğu için
tamamen Mesih'e adanmıştır.
--> Olgun imanlı, Mesih gibi olabilmeye tamamen adanmıştır:
--> Kendi ruhsal durumu için sorumluluk alır ve şartlar ne olursa olsun
bahane öne sürmez.
--> Olgun imanlı, odağını Mesih'e ve cennete çevirir ve hiçbir şeyin onu
engellememesi kararlılığını taşır. Bazen başarısızlıktan korkarız çünkü
sonucundaki moral bozukluluğunu düşünürüz fakat başarıyı iddia etmek
de bizim için tehlikelidir çünkü o zaman kolayca kendi kendimize
yettiğimiz fikrine kapılırız.
Olgunluk Sürecinde Dört Şart
--> Dünyasal ailede iyi bir evlat yetiştirmenin anahtarı tanrısal ebeveynliktir.
Otorite ve kurallar ailenin yapısını oluştursa da amaç kalbi eğitmektir ve bu
sevecen, sağlıklı bir ebeveyn-çocuk ilişkisinin merkez noktası olmalıdır.
--> Bu süreç hakkında konuştuğumuz zaman dahi bu sürece ruhsal olarak
(imanla) yaklaşmalıyız, kuralcı değil. İbraniler'e yazılan mektup yasayı takip
etmenin kimseyi kusursuzluğa eriştirmediğini açıkça anlatıyor:
--> İbraniler 7:19 - yasa hiçbir şeyi yetkinliğe erdiremedi;
--> İbraniler 10:1 - Kutsal Yasa'da gelecek iyi şeylerin aslı yoktur, sadece
gölgesi vardır. Bu nedenle Yasa, her yıl sürekli aynı kurbanları sunarak
Tanrı'ya yaklaşanları asla yetkinliğe erdiremez;
--> Oku Galatyalılar 3:23-25 - Mesih'in gelişine dek Yasa eğitmenimiz
oldu. İster Yahudi ister diğer uluslardan olalım, umarım ki yasayı (hatta
kendi vicdanımızı) takip etmek için sahip olduğumuz insani gücümüzün
bizi olgunluğa eriştirmeye yetmeyeceğini anlamısızdır.
--> Bu şartların gücü sadece imanla gerçekleşebilir.
Zorluk ve Sıkıntıları Rab'den bir Eğitim olarak Kabul Etmek
--> Oku Yakup 1:2-4 - sıkıntılarımızda sevinçli olmamızın gizemi Rabbimizin
bizimle olduğunu ve amacını gerçekleştirdiğini hatırlamamızdır:
--> Oku İbraniler 12:7-11 - Rab bizi zorluklarımızda eğitir. Üzücüdür ki, başarı
ve rahatlık karakter gelişimi için fazla bir rol oynamazlar- diğer taraftan
başarısızlığa rağmen devamlı imanlılık hayatların değişmesinde büyük rol
oynar. Eğer Rabbimiz İsa Mesih sıkıntılarda itaat etmeyi öğrendiyse biz nasıl
daha kolay bir yol bekleyebiliriz ki? (İbraniler 2:10, 5:9)
--> Oku Romalılar 8:28 - Tanrı'nın, kendisini sevenlerle, amacı uyarınca
çağrılmıs olanlarla birlikte her durumda iyilik için etkin olduğunu biliriz.
Zorluklar Rabbin vaatlerine olan imanımızı sınar ve Rabbimiz İsa Mesih
belirdiğinde yücelik, övgü ve onurla sonuçlanacak tek hakiki imandır bu.
(1 Petrus 1:7)
--> Zorluklardan geçerken sık sık diğer insanlara odaklanırız, onları suçlarız ve
hatta onlara karşı yüreğimizde günah işleriz. Kolayca unutuyoruz ki, Tanrı
hayatlarımızda direk olarak bulunmaktadır ve bizim öfkemiz ve içimizde
duyduğumuz acılık O'na ve O'nun hayatımızdaki yönetimine karşı gelmektedir.
Çünkü O, ya hayatımızda olan şeyleri direk olarak yapmaktadır ya da
olmalarına izin vermektedir (iyi ve kötü).
Çevremizdeki insanların günahları ya da hayatın getirdiği koşullar
günahlarımız için asla bir bahane olamaz:
-->Oku 1 Korintliler 10:13 - Tanrım güvenilirdir, gücünüzü asan biçimde
denenmenize izin vermez.
--> Oku Filipililer 4:12-13 - her durumda, her koşulda yaşamanın
sırrını öğrendim, ... Beni güçlendirenin aracılığıyla her şeyi yapabilirim.
Bu vaatler herkes için geçerlidir öyleyse kimsenin Tanrı'dan ayrılmak için
bir bahanesi olamaz - herkes kendi ruhsal kararları için sorumluluk
almalıdır. Başkalarının bazı imanlıları sürçmeye ittikleri doğru olsa da,
kişinin yeniden kalkıp İsa Mesih gibi yoluna devam etmesini engelleyen
şey kendi ruhsal yetersizliğidir.
--> Ruhla dolu Mesih öğrencileri olarak bizler, denenmelerimizde asla yalnız
olmadığımızı hatırlamalıyız - Rab bizimle ve Mesih aynı denenmelerden geçti.
Güvenimizde sımsıkı durup, Rabbin sözlerini kabul ederek bu hayatta
yaşamaya devam etmek bizi daha da olgun yapacaktır.
Tanrı'nın Sözü'ne İtaat
--> Katı yemeğe duyulan özlemin olgunluğun bir işareti olduğunu söylerken
Tanrı'nın Sözünün hayatımızda bize nasıl yardımcı olduğunu ve olgunluk
sürecini nasıl kolaylaştırdığını anlamak da önemlidir.
--> Oku 2 Timoteos 3:14-17. Pavlus, Timoteos'u ögrendiği ve iman ettiği
şeylerde devam etmesi için teşvik ediyor - Rabbin esinlediği kutsal yazılar bizi
tam olarak donatır. Kutsal yazılar, Rabbin bizi eğitmede kullandığı önemli bir
parçadır - bir aile gibi Kutsal yazılar da öğretir, eğitir, azarlar ve düzeltir. Sık
sık karşılaştığımız zorluklarla bize verilen disiplin, Rabbin amaçlarıyla ilgili
açıklama ya da yönlendirme olmadığında çok yıldırıcı olabilir. Tanrı'nın sözü,
O'nun disiplin edişinin ardındaki prensipleri anlamamıza yardım eder!
--> Oku Yuhanna 8:31-32. İmanın mucizevî doğasını hatırlamalıyız - Tanrı,
düşündüğümüzden daha da fazlasını yapacak güçtedir (Efesliler 3:20-21).
İmanla Tanrı'nın sözlerine itaat etmek bizi gerçeğin daha derin bir anlayışına
götürür- bilgi önemli olsa da ve aranması gerekse de iman Rab ile
yürüyüşümüzde daha hayatidir.
Israrla Dua Etmek
--> Oku Koloseliler 4:12-13 - olgunluk sürecinde duanın önemini asla
küçümsememeliyiz. Zorlukları kabul etmek ve Tanrının sözüne itaat etmek için
hepimizin üstün bir güce ihtiyacımız var - bunu yalnız başımıza
yapamayız. --> Pavlus'un Rabden imanlılara vermesini istedigi seyler göz
atalım:
--> Oku Efesliler 1:15-21 - bilgelik, vahiy ruhu;
--> Oku Koloseliler 1:9-12 - içsel kuvve, meyve veren ve şükran duyan
kişiler olmak;
--> Oku Filipililer 1:3-6, 9-11 - tamamlama ve ruhsal anlayış
--> Pavlus'un mektupları birçok buna benzer örneklerle doludur. Onun en
çok tekrarladığı dualardan biri imanlıların olgunlaşmasıydı - O, bunun
her imanlının ruhsal savaşının merkezi olduğuna inanıyordu.
--> Kendi denenmeleri için de başka kardeşlerden dua istedi. Efesliler
6:19,20
İmanlının İmanlıyı Egitmesi
--> Maalesef birçokları bire-bir eğitme prensibini birinin diğerini eğitmesi olarak
algıladı. Hâlbuki beraberce eğitim de olasıdır. Bir kardeşin diğerini eğitmesi
halen çok önemlidir özellikle de yeni iman edenler için. Fakat büyüdükçe eğer
eğitim ilişkisine paralel bir bakış açısıyla yaklaşamazlarsa gelişimleri sonuçta
duraklar. Birçok ayete göre birbirimize göz kulak olmakla ve hayatlarımızda
bulunmakla görevliyiz:
--> Birbirinize öğüt verin (Romalılar 15:14);
--> Tam bir bilgelikle birbirinize öğretin, öğüt verin (Koloseliler 3:16);
--> Birbirinize bağımlı olun (Efesliler 5:21);
--> Birbirinize mezmurlarla, ilahilerle ve ruhsal namelerle konuşun
(Efesliler 5:19);
--> Birbirinizi her gün yüreklendirin. Öyle ki, hiçbirinizin yüreği günahın
aldatıcılığıyla nasırlaşmasın.
(İbraniler 3:13);
--> Birbirinizi yüreklendirip ruhça geliştirin. (1 Selanikliler 5:11);
--> Birbirimizi sevgi ve iyi işler için nasıl gayrete getirebilecegimizi
düşünelim. (İbraniler 10:24);
--> Günahlarınızı birbirinize itiraf edin ve birbiriniz için dua edin (Yakup
5:16);
--> Birbirinizi benim [Mesih] sizi sevdiğim gibi sevin (Yakup 13:34-35);
--> Eski Ahit bize bazı ayetlerle gerçek arkadaşın değerini anlatmaktadır:
--> Meseller 27:6 - dostun seni iyiliğin için yaralar;
--> Meseller 27:9 - dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir;
--> Meseller 27:17 - demir demiri biler, insan da insanı;
--> Vaiz 4:9-12 - İki kişi bir kişiden iyidir, Çünkü emeklerine iyi karşılık
alırlar. Biri düşerse, öteki kaldırır. Ayrıca iki kişi birlikte yatarsa, birbirini
ısıtır. Ama tek basına yatan nasıl ısınabilir? Üç kat iplik kolay kolay
kopmaz!
--> Eski Ahitte bulunan en ünlü arkadaşlıklardan birindeki anahtar bir an
şu sözlerle anlatılmaktadır: Bu arada Saul oğlu Yonatan kalkıp Hores`e,
Davut`un yanına gitti ve onu Tanrı`nın adıyla yüreklendirdi.(1 Samuel
23:16);
--> Oku Koloseliler 1:24-2:3. İmanlıları Mesih'te yetkinliğe erdirmek Pavlus'un
tutkusuydu - bu onun hizmetinin temeliydi ve hem yoğun ilgi hem de yoğun
enerji gerektiriyordu. Pavlus, şunu açıkça belirtiyor - onun amacı Mesih'e
ögrenciler kazandırmaktı ve bu iman etmişler için süregelen bir yüreklendirme,
eğitim ve öğretim anlamına geliyordu(örnek, 'devamlı ruhsal egitim').
Geçmişteki ruhsal eğitimin 'tek taraflı eğitim' şeklinde olması gerektiği fikri
insanın öğrencisi olmakla ve eğitimi veren kişinin karakterinin ve günahlarının
kopyalanmasıyla sonuçlandı ve olgunsuzluk döneminin uzun sürmesine neden
oldu. İsa Mesih'in açıkça öğrettigi gibi 'Öğrenci öğretmeninden üstün değildir,
fakat eğitimini tamamlayan her öğrenci öğretmeni gibi olacaktır' (Luka 6:40) ve
bazı (tek taraflı) ruhsal eğitim şekillerinin sürekliliği böyle bir prensibin asla
gerçekleşmediğini gösterdi bu yüzden olgunluk, basit tanımı ve yapısal
sınırlılığından dolayı birçok insanın erişiminin dışına çıkmış oldu.
--> Oku Efesliler 4:11-13. İsa Mesh, kilisenin bir beden olarak insa edilmesi
için ona özel liderlik armağanları verdi. Kilisenin süregelen ruhsal eğitimi kilise
önderliğinin (ücretli ya da ücretsiz tam zamanlı) birincil işlevidir.
Oku Efesliler 4:14-16 - amaç olgunlaşmak ve Mesih benzeri olmaktı!
Sonuç
--> Buradan nereye varıyoruz? Bu sorunu cevabı herkes için aynı olmayabilir.
İsa'nın Matta 19:20-21 da genç yönetici ile olan diyaloğunu hatırlayın: Genç
adam, "Bunların hepsini yerine getirdim" dedi, "Daha ne eksiğim var?"İsa ona, "Eğer eksiksiz olmak istiyorsan, git, varını yoğunu sat, parasını yoksullara ver;
böylece göklerde hazinen olur. Sonra gel, beni izle" dedi.
Aslında bu yönerge Pavlus'un 1 Timoteos 6:17 da zenginle ilgili yaptığı genel
nasihatten farklıdır. Pavlus burada genç zengin yöneticinin yüreğindeki ana
meselenin maddi zenginliğe olan bağlılığı olduğunu gösteriyor - belki hepimiz
için de farklıdır bu durum. Kendimize (hatta evremizdekilere) bizi imanda
büyümekten neyin alıkoyduğunu sormalı ve karakter ve yöntemlerimizle ilgili
önde gelen hususları ciddi olarak düşünmeliyiz - kendimiz hakkında ciddi bir
muhakemeyle düşünmeliyiz. (Romalılar 12:3)
-->En son olarak, olgunluk hakkında bahsedilmesi gereken bir nitelik daha
bulunmaktadır - verimlilik ve üretkenlik. Tohum benzetmesinde yüreğin çeşitli
durumlarını görüyoruz, ama öğrenci için en önemli örnek üçüncü çeşit
tohumdur - dikenli tohum.
"Dikenler arasında ekilen de şudur: Sözü işitir, ama dünyasal kaygılar ve
zenginliğin aldatıcılığı sözü boğar ve ürün vermesini engeller. İyi toprağa
ekilen tohum ise, sözü işitip anlayan birine benzer. Böylesi elbette ürün verir,
kimi yüz, kimi altmış, kimi de otuz kat." (Matta 13:22-23)
Biyolojik olarak, her olgun yaşam formu kendinden sonraki nesli üretir. Bu biz
imanlılar için de böyle olmalıdır. Olgun imanlılar olmak ve Mesih'e imanlılar
kazanıp onlarında olgun imanlılar olmalarına yardım etmeye bağımlı olmalıyız! "Siz beni seçmediniz, ben sizi seçtim. Gidip meyve veresiniz, meyveniz de
kalıcı olsun diye sizi ben atadım. Öyle ki, benim adımla Baba`dan ne dilerseniz
size versin. Size şu buyruğu veriyorum: Birbirinizi sevin!" (Yuhanna 15:16-17)